1 saat kala vazçeçti: Arka planı belli oldu… Trump saldırıyı neden iptal etti?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

1 saat kala vazçeçti: Arka planı belli oldu… Trump saldırıyı neden iptal etti?

İngiltere, İtalya, Fransa ve Almanya liderleri tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Batı Şeria’da son aylarda artan gerilime ve yerleşimci şiddetine dikkat çekildi. Açıklamada, “Geçtiğimiz birkaç ay içinde Batı Şeria’daki durum önemli ölçüde kötüleşti. Yerleşimci şiddeti benzeri görülmemiş seviyelerde. İsrail kontrolünün daha da sağlamlaştırılması da dahil olmak üzere İsrail hükümetinin politika ve uygulamaları, istikrarı ve iki devletli çözüm umutlarını baltalıyor” denildi.

Uluslararası hukukun İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimleri konusunda açık olduğu belirtilen açıklamada, “İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimleri yasa dışıdır. E1 bölgesindeki inşaat projeleri de istisna olmayacaktır. E1 yerleşim planı Batı Şeria’yı ikiye bölecek ve uluslararası hukukun ciddi bir ihlali anlamına gelecektir” ifadeleri kullanıldı.

Özel sektöre ve şirketlere de uyarılarda bulunulan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Şirketler, E1 veya diğer yerleşim projeleri için açılan inşaat ihalelerine teklif vermemelidir. Yerleşim yeri inşaatlarına katılmanın, uluslararası hukukun ciddi ihlallerine karışma riski de dahil olmak üzere hukuki ve itibar açısından doğuracağı sonuçların farkında olmalıdırlar.”

Ortak açıklamanın devamında İsrail hükümetine yönelik talepler sıralanarak, “İsrail hükümetine; yerleşim yerlerinin ve idari yetkilerinin genişletilmesine son vermesi, yerleşimci şiddeti için hesap sorulabilirliği sağlaması ve İsrail güçlerine yönelik iddiaları soruşturması, Kudüs’teki kutsal mekanlar üzerindeki Haşimi vesayetine ve tarihi statüko düzenlemelerine saygı göstermesi, ayrıca Filistin Yönetimi ve Filistin ekonomisi üzerindeki mali kısıtlamaları kaldırması çağrısında bulunuyoruz. İsrail hükümeti üyeleri de dahil olmak üzere, ilhakı ve Filistin nüfusunun zorla yerinden edilmesini savunanlara şiddetle karşı çıkıyoruz” değerlendirmesinde bulunuldu.

Liderler, açıklamalarını iki devletli çözüm vurgusuyla tamamlayarak, “İlgili BM Güvenlik Konseyi kararları uyarınca; İsrail ve Filistin olmak üzere iki demokratik devletin, güvenli ve tanınmış sınırlar içinde yan yana, barış ve güvenlik içinde yaşayacağı, müzakere edilmiş iki devletli bir çözüme dayanan kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa olan sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit ediyoruz” dedi.

Katar heyetinin, savaşı sona erdirmeye yönelik arabuluculuk çabaları için ABD ile koordineli olarak İran’ın başkenti Tahran’a geldiği ifade edildi. Heyetin, ABD ve İran arasında sorunları çözmeye odaklanacağı aktarıldı.

Suudi Arabistan merkezli Al-Arabiya ABD-İran arasındaki beklenen anlaşmanın nihai taslak metni olduğu iddia edilen belgeyi yayınladı. Al-Arabiya’da yer alan haberde, ABD ve İran’ın taslak metni birkaç saat içinde açıklanması beklendiği kaydedildi.

Her iki tarafın resmen duyurduktan hemen sonra yürürlüğe gireceği kaydedilen 9 madedelik anlaşmanın temel maddeleri şu şekilde sıralandı:

1- Kara, deniz ve hava dahil olmak üzere tüm cephelerde derhal, kapsamlı ve şartsız ateşkes 2- Askeri, sivil veya ekonomik altyapıyı hedef almamaya karşılıklı taahhüt 3- Askeri operasyonlara son verilmesi ve medya savaşının durdurulması 4-Ülkelerin egemenliğine, toprak bütünlüğüne saygı gösterme ve iç işlerine müdahale etmeme taahhütleri 5- Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’nde seyrüsefer özgürlüğün garanti altına alınması 6- Anlaşmanın uygulamasını takip etmek ve anlaşmazlıkları çözmek için ortak mekanizma kurulması 7- Çözülmemiş konularla ilgili müzakerelerin 7 gün içinde başlatılması 8- İran’ın anlaşma şartlarına bağlılığı karşılığında ABD’in İran yaptırımlarının kademeli olarak kaldırılması 9- Taslak anlaşma, uluslararası hukuka ve BM Şartı’na Şartı’na saygı çerçevesinde olduğunu vurgulamaktadır.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Pakistan’ın aracılığıyla ABD ile süren mesaj alışverişinin devam ettiğini ve İran’ın savaşı sona erdirmeye ve açık taleplerini yerine getirmeye odaklandığını belirtti.

Bekayi, “Tahran’ın ana odağı, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşı sona erdirmek, dondurulmuş varlıkları serbest bırakmak ve İran gemilerine yönelik taciz eylemlerini ve deniz korsanlığını durdurmaktır.” ifadelerini kullandı.

Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’nin, hala Tahran’da bulunduğunu aktaran Bekayi, şöyle devam etti:

“Pakistan İçişleri Bakanı’nın varlığı, mesaj alışverişini kolaylaştırmak ve taraflar arasında gönderilen metinleri açıklığa kavuşturmak için ek açıklamalar sağlamak içindir.

Karşı tarafın son bir buçuk yıldaki olumsuz siciline rağmen İran müzakereler yolunu ciddiyetle ve iyi niyetle sürdürüyor ancak ABD’nin niyetine karşı makul ve güçlü bir şüphe duyuyor.”

ABD’nin İran gemilerine müdahalelerinin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda gerginliğe yol açtığını ve bununla birlikte dünyanın her yerinde enerji ve yakıt tedarik zincirini de aksattığını ifade eden Bekayi, “Uluslararası toplum, Washington’a ‘deniz korsanlığı’ ve uluslararası normları ihlal eden davranışlara son vermesi için baskı yapmalıdır. Bu konu, İran tarafından görüşmelerin ana eksenlerinden biri olarak ciddi şekilde ele alınmaktadır.” diye konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, saldırı tehditlerine dair Bekayi, “Tahran’ın ana odağı yalnızca ulusal hedefler ve çıkarlardır ve bu tür tehdit edici söylemlerin İran’ın makro düzeydeki kararlar ve politikaları üzerinde hiçbir etkisi yoktur.” ifadelerini kullandı.