
Eğer siz de ayın belli dönemlerinde saçlarınızın ne yapsanız şekil almadığını, hacmini kaybedip söndüğünü ve her zamankinden çok daha çabuk yağlandığını fark ediyorsanız, bunun sorumlusunu başka yerde aramanıza gerek yok. Bu can sıkıcı durumun arkasında, tamamen o günlerde vücudunuzda yoğun bir şekilde çalışan ve dengesi değişen hormonlarınız yer alıyor.

Yüzümüzde çıkan sivilceler gibi saç derimiz de hormonal değişimlere karşı son derece duyarlıdır. Zaten uzmanlar da saç derisini yüz cildimizin bir devamı olarak gördükleri için buraların benzer reaksiyonlar göstermesini normal karşılıyor. İşte “regl saçı” kavramı, tam olarak bu hassasiyetten kaynaklanıyor ve menstrual dönemin yaklaşmasıyla birlikte saçın yapısında, dokusunda ve yağ dengesinde yaşanan gözle görülür değişimleri tanımlıyor.

Yapılan araştırmalar, özellikle regl kanaması başlamadan hemen önceki günlerde kadınların saç derisindeki yağlanma oranının en üst seviyeye çıktığını gösteriyor. Elde edilen veriler de bu özel dönemde saç derisinin ürettiği doğal yağ miktarının kontrolsüz bir şekilde hızlıca artabildiğini net olarak kanıtlıyor.

Saç derisinde meydana gelen bu aşırı yağlanmanın arkasında tamamen biyolojik bir süreç yatıyor. Saç köklerinin hemen dibinde yer alan yağ bezleri, cildi korumak ve nemli tutmak için doğal bir yağ üretiyor. Ancak bu bezlerdeki hücreler, kanda dolaşan hormon seviyelerine karşı aşırı duyarlı olduğu için hormonal değişimlerden anında etkilenerek normalden çok daha fazla yağ salgılamaya başlıyor.

Regl dönemi boyunca vücuttaki östrojen ve progesteron hormonlarının sürekli değişmesi, saç derisindeki yağ bezlerini doğrudan harekete geçirerek normalin üzerinde üretim yapmalarına yol açar. Ortaya çıkan bu aşırı yağ ise saç tellerine hızlıca yayılarak saçın ağırlaşmasına, sönük kalmasına ve temizlenmesine rağmen sanki kirliymiş gibi yapışkan bir görünüm almasına neden olur.

Bu can sıkıcı durumla baş etmek aslında hiç de zor değil. Ancak genel kanının aksine, çözümü saçları sürekli ve daha sık yıkamakta aramamak gerekiyor. Çünkü bu dönemde saç sağlığını korumak ve aşırı yağlanmanın önüne geçmek için çok daha etkili ve doğru bakım yöntemleri uygulamak önem taşıyor.

Saçlarınız hızlıca yağlandığında ilk olarak her gün yıkama ihtiyacı hissedebilirsiniz ancak bu yöntem durumu daha da kötüleştirebilir. Saç derisini güçlü temizleyicilerle çok sık yıkamak, derinin doğal nemini kaybettirip kurumasına yol açar; vücut da bu kuruluğu gidermek için savunmaya geçerek eskisinden daha fazla yağ üretmeye başlar. Bu durum, tıpkı yüzü aşırı yıkayıp kuruttuktan sonra cildin tepki olarak parlayıp daha çok yağlanmasına benzer bir kısır döngü yaratır.

Saçları sürekli yıkamak yerine yıkama sürelerinin arasını açmak ve saç diplerindeki fazla yağı anında temizlemek için kuru şampuandan destek almak bu dönemdeki en pratik çözümdür. Saç diplerine hafifçe uygulayacağınız bu tarz bir ürün, fazla yağı hızla emerek saçın sönük görüntüsünü yok eder ve kaybettiği hacmi yeniden kazanmasını sağlar.

Saç derisindeki yağ dengesini korumak için gözenekleri derinlemesine temizleyen özel bakım ürünlerinden yararlanmak büyük önem taşıyor. Özellikle salisilik asit içeren saç derisi serumları veya peelingleri, biriken fazla yağı ve kiri temizleyerek saçın daha geç yağlanmasını sağlıyor. Bu yöntem aynı zamanda saç derisinde oluşabilecek kaşıntı, kızarıklık ve rahatsızlık hissini de önemli ölçüde yatıştırıyor.
