Kent yaşamının ‘öteki’ sakinleri

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MELİSA VARDAL – İnsan kentleri büyütürken, başka canlıların yaşam alanlarını ne kadar daralttı? Sokakları, parkları, boş arazileri ve hatta gökyüzünü paylaşan canlılar için kent hâlâ bir yuva sayılabilir mi? Müze Gazhane’de açılan “Barı-n/m-ak” sergisi, tam da bu soruların peşine düşüyor. İBB Kültür ve İBB Miras tarafından gerçekleştirilen, küratörlüğünü Hicran Aksöz’ün üstlendiği sergi; kedilerden köpeklere, kuşlardan balıklara kadar kent yaşamının görünmez sakinlerini sanat aracılığıyla yeniden görünür kılıyor.

27 çağdaş sanatçının eserlerini bir araya getiren sergi, adındaki tipografik müdahaleyle “barınak” ve “barınmak” kavramlarını aynı anda tartışmaya açarken izleyiciyi de kentte kimin yaşayabildiği, kimin dışarıda bırakıldığı sorusuyla yüzleştiriyor. Bu nedenle sergi salonunda dolaşırken ziyaretçiyi vicdani bir sorgulama karşılıyor. Afişte doğrudan izleyicinin gözlerinin içine bakan bir köpeğin bakışı, içeride kurulacak ilişkinin ilk işaretini veriyor. “Hiçbir Şeyden Haberleri Yoktu”, “Umut Tüyleri Olan Bir Şeydir”, “Kendimize Habitat Ararken” ve “Evlat Edinmek”, “Sahip Çıkmak” adlı çalışmalar insan merkezli kent anlayışını da tartışmaya açıyor.

Barınak sığınak mı?

Özge Akdeniz, Ozan Atalan, Vahap Avşar, Melis Baçaru, Beyza Boynudelik, Cins, Yağmur Çalış, Bekir Dindar, Alea Pınar Du Pre, Çağdaş Erçelik, Arzu Ertekin, Güler Güçlü, Osman Gültepe, Seydi Murat Koç, Mehmet Sinan Kuran, Burak Kutlay, Gönül Nuhoğlu, Tuğba Öztopçu, Lebriz Rona, Ezgi Sandıkçı, Gonca Sezer, Nilüfer Şatana, Erkut Terliksiz, Cansu Yıldıran, Çiğdem Yıldırım, İpek Yücesoy ve Baysan Yüksel’in çalışmalarının yer aldığı sergi, insanın diğer canlılarla kurduğu ilişkiyi sorgulayan bir anlatı kuruyor.

Sergi boyunca köpekler, kediler, serçeler, kargalar, balıklar, sincaplar, ceylanlar kimi zaman bir fotoğraf karesinde, kimi zaman bir heykelde, kimi zaman da bir tuvalde karşımıza çıkıyor. Farklı malzemelerle üretilmiş işler, ziyaretçiyi ortak bir meselenin etrafında buluşturuyor. Hayvanlar için barınak bir sığınak mı, yoksa onları görünmez kılan bir tecrit alanı mı? Birlikte yaşamanın başka yolları mümkün değil mi? Kent yalnızca insanların mülkü mü, yoksa bütün canlıların ortak yaşam alanı mı? Sergi boyunca karşılaşılan çalışmalar, bu sorulara kesin yanıtlar vermekten çok, ziyaretçiyi düşünmeye ve kendi konumunu yeniden değerlendirmeye çağırıyor. Üstelik bu sorgulama sergi salonunun kapısında sona ermiyor. Müze Gazhane’nin avlusunda yer alan, metal zincirlerden ve altın varak detaylardan oluşan “Uyan Dev” yerleştirmesi ziyaretçileri çıkışta karşılıyor. Hemen yanı başında dolaşan kediler ve zaman zaman konan kargalar ise içerideki eserlerle dışarıdaki yaşam arasındaki sınırı belirsizleştiriyor. 

Gelir hayvanlara gidecek 

“Barı-n/m-ak” aynı zamanda bir farkındalık ve dayanışma projesi olarak öne çıkıyor. Sergi kapsamında düzenlenecek söyleşi ve atölyeler, özellikle çocuklar ve gençlerle hayvan hakları üzerine yeni tartışmalar açmayı hedeflerken serginin sonunda elde edilecek gelir Beşiktaş Belediyesi Barınakları ve Angels Farm’ın ihtiyaçları için kullanılacak.