Güncelleme Tarihi: Mayıs 30, 2026 08:53
Bazıları da çalışsalar bile şans onların daha fazla yanında oluyor. Hatta öyle insanlar var ki, sırf ünlü bir soyadına sahip oldukları için önlerinde nice kapılar açılıyor.
İşte bunun ardından da genç kıza karşı saldırılar başladı. Hepsinin odağı da aynı… Kelimenin tam anlamıyla sosyal medyada o moda deyimle “linç edilen” Francesca sonunda kendini tutamadı ve kendisine yönelen eleştirilere yanıt verdi.
Aslında “torpilli çocuk” diye eleştirilmeye alışkın olduğunu söyledi Francesca. Ama kendisine yönelen nefretin artık daha önce hiç yaşamadığı bir düzeye eriştiğini de belirtti.
Francesca, sosyal medyada kendisine “şişman, çirkin, buzdolabı hatta Bayan Domuzcuk” bile denildiğini belirtti. “Anlıyorum, dünyanın en güzel kızı değilim. Dünyanın en zayıf kızı da değilim. Ama bunun ne önemi var ki?” diye sordu.
Kötü yorumlar yüzünden X (eski Twitter) hesabını kapattığını anlattı Francesca Scorsese. Ama bu kez de saldırılar başka bir sosyal medya platformu olan TikTok’tan gelmeye başladı. Genç kız “O kadar çok insan var ki… Bunlar sadece ve sadece birinin gününü mahvetmek için çabalıyorlar” diye dert yandı.
Martin Scorsese gibi önemli bir figürün kızı olmanın sorumluluklarını bildiğini saklamadı Francesca. Aslında bu durumun, kendisini hep büyük bir baskı altında ve gölgede bıraktığını saklamadı. Yine de bu yüzden herkesten çok çalıştığını da ekledi genç kız.
Aslında epeydir bu tür saldırılara maruz kalan Francesca son olarak Mr and Mrs Smith adlı dizinin ikinci sezonuna seçilmesiyle gündeme gelmişti. O yapımda Jane Smith karakterine hayat verecek Francesca Scorsese.
Diğer yandan Francesca Scorsese, bu yapımla ilk oyunculuk deneyimini gerçekleştirmiyor. Daha önce babası Martin Scorsese’nin The Aviator filminde küçük bir rol üstlenmişti.
Sorasında da yine babasının yönettiği The Reparted ve Hugo adlı yapımlarda oynadı Francesca. Scorsese, daha sonra da 2020 yılında We Are Who We Are adlı dizide önemli bir rol üstlendi.
Bir sosyal medya ünlüsü olarak bilinen Francesca Scorsese, ünlü yönetmen Martin Scorsese ile Helen Morris’in evliliğinden dünyaya geldi. 83 yaşındaki bol ödüllü yönetmen Martin Scorsese bugüne kadar aralarında Isabella Rossellini’nin de bulunduğu beş farklı kadınla evlendi.
En son eşi ise 1999’da hayatını birleştirdiği Helen Morris. Yani Francesca’nın annesi. Bunca evlilik yapmasına rağmen Scorsese’nin Julia Cameron, Laraine Marie Brennan ve Helen Morris’ten birer kızı bulunuyor. Yani bir başka deyişle Scorsese, gösteri dünyasının onlarca çocuk sahibi olan ünlülerinden biri değil.
Francesca aslında bu kadar ünlü bir babanın kızı olduğu için çok şanslı olduğunu da gizlemiyor hiç. 2024 yılında Nylon dergisine verdiği röportajda “Elbette birçok anlamda üstünlüğüm var. Çok şanslıyım” diyerek durumu anlatmıştı.
Yine de yapabileceği en iyi şeyin ayaklarını yere sağlam basmak ve kendisi yerine arkadaşlarını şımartmak olduğunu da sözlerine ekledi.Kendisine yönelen “Ayrıcalıklı” eleştirilerini bertaraf etmek için de elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını söyledi.
Francesca’nın annesi Helen Morris bir süredir alzheimer ile mücadele ediyor.
